NÛN Schools Admissions for the 2026-2027 Academic Year are Now Open!
nûn schools admission process begins on march 7-8 for kindergarten and primary school students, an...
NÛN Foundation for Education and Culture Introduces the Side by Side Scholarship Program!
"i and the person who looks after an orphan and provides for him will be in paradise like this." ...
NUN Winter Camp Starts January 19th
nun schools starts its winter camp program, specially prepared for kindergarten, primary, and midd...
Friday Talk with Merve Gülcemal
our middle school students recently participated in a profound seminar on the significance of "sal...
Parent Workshop “Building Boundaries: A Secure Bond”
the middle school counseling department hosted an insightful parent workshop titled "building boun...
Guest of this month NUN Meetings Assoc. Prof. Dr. Murat Salim Tokaç
Günümüzün önde gelen ney ve tambur sanatçılarından Murat Salim Tokaç, NUN Buluşmalarında Mart ayı konuğumuzdu. Müziğin ve “bizim müziğimizin” tanımından, icra ettiği parçaların kalp ile akıl arasında nerede durduğuna dek pek noktaya değinen sanatçı, sözlerine hocası Cinuçen Tanrıkorur’dan bir eser icra ederek son verdi.

Her ayın son cuma günü, lise öğrencilerimizin moderatörlüğünde gerçekleşen NUN Buluşmalarımızın bu ayki konuğu Doç. Dr. Murat Salim Tokaç’tı. Ney ve tambur üstadı olarak bilinen sanatçı, aynı zamanda mikrobiyoloji alanında doktora sahibi bir hekim. Babasının da hekim bir müzisyen olarak “ilk hocası” olduğunu belirten Tokaç, konuşmasında hoca-talebe ilişkisinin ve hayatta daima ilim talep eden kişi olmanın değerini sıkça vurguladı.
Dede Efendi’nin “Musiki öyle derin bir deniz ki ben ancak paçalarımı sıvadım, hâlâ giremedim.” sözünü hatırlatan sanatçı, bir müzik dehası olan ve pek çok kıymetli eser üreten Dede Efendi’nin dahi kendisini yolun başında görmesine istinaden “Gerçek ustalar usta sözünü kabul etmez, onlar hayatta daima talebe olmaktan hoşnuttur.” dedi. Hocalarının kendisine sarf ettiği emeğin kıymetini ise “Hayatımdaki en değerli anlar, hep hocalarımla geçirdiğim vakitlerdir.” sözleriyle ifade etti.
Müziğin ve “bizim müziğimizin” ayrımına dikkat çeken sanatçı; “Sanatı, kişinin kimliğini de belirler. Eğer kendi müziğimizi tanımazsak, durmadan açıldığımız o deryada geri dönüş yolumuzu, karayı bir türlü bulamayız. Kendimizden de uzaklaştıkça uzaklaşırız.” şeklinde bir benzetme ile konuyu derinleştirdi. İcra ettiği müziğin akıl ile kalp arasında nerede durduğu sorulunca ise müziğin her ikisinden de ayrı olamayacağını, akıl olmadan yalnızca duyguların yetmeyeceğini, bunun da “karadan uzaklaşmak” olacağını belirtti.
Kendisinin zarafetinden bir hayli etkilenen öğrencilerimizin sorularını samimiyetle cevaplayan Tokaç, programın finalinde hocası Cinuçen Tanrıkorur’un “Tarla Dönüşü” isimli parçasını icra ederek sahneden ayrıldı.