İRADE KAVRAMI “EĞİTİMDE BİR ADIM ÖTESİ” ZİRVESİNDE TARTIŞILDI

NUN Okullarının düzenlediği Eğitimde Bir Adım Ötesi zirvesinin ikincisi 9 Mart tarihinde gerçekleştirildi. “İrade” kavramını merkeze alan zirvede, katılımcılara uzman isimlerin rehberliğinde yeni bakış açıları sunuldu. 20 farklı ilden 600 kişinin katıldığı zirve de eğitimin merkezinde insanın olması gerektiğine vurgu yapıldı. Zirve sırasında eş zamanlı 28 çalıştay da gerçekleştirildi. 

Teknolojinin gündelik hayatımızın içerisinde yer aldığı, robotların iş yaşamına girmeye başladığı bir dönemde insana ait gerçekleri ön plana çıkaran “Eğitimde Bir Adım Ötesi” zirvesi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açılış konuşmasıyla başladı. Selçuk, irade kavramını doğru anlamakla işe başlamak gerektiğini belirterek “çift kanatlı yaklaşım ile sorunların üzerine gitmeliyiz” dedi. “İradenin dışarıdan içeriye alınacak, geliştirilecek değil, içeriden dışarıya aktarılacak bir kavram olduğuna dikkat çeken Selçuk, öğretmenliği öğrenme yolculuğu olarak tanımladı. Zirvede eğitimin asli unsuru insanın fıtratından gelen bir özellik olan iradeye odaklanıldı.  

“Eğitimde İrade” paneli NUN Okulları Kurucu Temsilcisi Fatih Nida Üye’nin moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İlk panelin konuşmacılarından Prof. Dr. Recep Şentürk, “önce insana odaklanmalı ve sonra iradeye parantez açmalıyız. İnsanı tanımlamadan irade kavramının anlaşılması mümkün değil. Sadece iradeye odaklanırsak, tekerlek üzerine odaklanıp arabayı unutmak gibi olur, irade nedir diye sormadan önce insan nedir sorusunun cevabını vermeliyiz.” şeklinde konuştu.

Şentürk’ün ardından “Eğitimde İrade” panelinde söz alan Mehmet Teber, öğrencilere irade eğitimi verilirken dikkat edilmesi gerekenleri psikolojik açıdan tahlil ederek katılımcılarla paylaştı. Teber, “ebeveynlik, çocuğun yeterli düzeyde zorlanmasına müsaade edebilme sanatıdır. Çocuğun elinden zorluğu aldığımızda, iradeyi de almış oluyoruz. Zorlukla barışmak, günümüzde irade arttırmanın en pratik yöntemlerinden biridir” dedi.

Prof. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu ise “Uluslararası Bakalorya Eğitiminde İrade” kavramına büyüteç tuttu. Hacıfazlıoğlu, dünyanın birçok ülkesinde köklü ve çağdaş bir eğitim imkânı sunan Uluslararası Bakalorya sisteminin öğrencilerin iradeli bireyler olması için neler vadettiğinden bahsetti. Uluslararası örneklerden hareketle konuşmasına devam eden Hacıfazlıoğlu, son olarak yurt dışındaki iyi örneklerin Türkiye’deki uygulamalarına değindi.

Prof. Dr. Mücahit Öztürk, modern dönemin en büyük problemlerinden biri olan bağımlılıklarla mücadele ekseninde iradeden bahsetti. “Bağımlılık ile irade arasında kompleks bir yapı var. Modern bilim bağımlılığa kronik bir hastalık olarak bakıyor. Ama bağımlılığa giden yollar nasıl ortadan kaldıracağımızı söylemiyor. Bataklığın etrafında dolaşmayın demiyor.” dedi. Bağımlılığın insanlık tarihi kadar eski olduğuna vurgu yaptı. “Manevi motivasyonu arttırmak bağımlılıktan kurtulmak için çok önemli” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Prof. Dr. İskender Pala’nın “insan ve kültür sanat ilişkisi” üzerine yaptığı konuşma ile devam eden zirvede Pala, bilgi ve kültür kavramları arasındaki farka dikkat çekti. Bilginin asırlar içerisinde aynı kültür de olduğu gibi çoğalarak geldiğini söyleyen Pala, “kültürünüz ne kadar genişlerse hayata bakış acınız da o oranda artış gösterir” dedi. Kültürü bir ideal olarak tanımlayarak, sözlerini “kültür kim gibi olacağız, kime benzeyeceğiz meselesidir.” diyerek tamamladı.

Dr. Zeynep Kevser Danış’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Eğitimde Ana Dilin Önemi ve Evrensellikle İlişkisi” panelinde ilk sözü alan Doç. Dr. Nihan Ketrez dilin düşünce yapısını nasıl şekillendirdiğini anlatan bir sunum gerçekleştirdi.

Doç. Dr. Deniz Melanlıoğlu ana dilin önemine yoğunlaştığı konuşmasında eğitimcilere “öğrencilerinizin yazmasına izin verin. İmla hatası yapsınlar önemsemeyin. Yeter ki yazma azmini göstersinler. Bizler onların hatalarını düzeltir, doğrusunu öğretiriz” tavsiyesinde bulundu.

Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Kenan Gürsoy, gençlerin şahsiyet sahibi olmasına vurgu yaptığı konuşmasında “eğer bir şahsiyetiniz yoksa belirli bir ortamda diğerleriyle birlikte olma imkânınız yoktur. Çünkü biz kendimizi tanırız, diğerlerini biliriz ve öyle “biz” oluruz.” şeklinde konuştu. Dil olmaksızın düşünce ve iletişimin olmayacağını belirten Gürsoy, “dil içinizdeki anlamın, dolayısıyla sizin, şahsiyetinizin ete kemiğe bürünmüş hâlidir.” dedi.

Tecrübeli öğretmenlerin şahsi tecrübelerini anlattıkları “Bilge Öğretmenlerin İzinde” panelinde Bekir Sıtkı Turhan, Mihraç Kulu ve Ayla Ağabegüm hoş hatıralarını katılımcılar ile paylaştı.

Program, Şirin Pancaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşen “Yerelden Evrensele Müzikle Köklerin İzini Sürmek” söyleşi ve müzik dinletisiyle sona erdi.

Son panel öncesi eş zamanlı olarak gerçekleştirilen 28 çalıştaya katılımcılar yoğun katılım gösterdi. Sıfır atık projesinden doğrusal olmayan tabanlı düşünceye, Küçük Prens ile yazarlık atölyesinden robotik kodlamaya kadar ilginç başlıklar etrafında şekillenen çalıştaylar sırasında katılımcılar, tecrübelerini sınıf ortamında deneyimledi.

Zirvenin ev sahibi NUN Eğitim ve Kültür Vakfının yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Tamer Yılmaz Eğitimde Bir Adım Ötesi zirvesi için şu açıklamalarda bulundu:

“Bugün burada bulunmamız sebebi kurucusu olduğumuz NUN Okullarının da amaçlarından biri olan “iyi insan” yetiştirme yolları üzerine düşünmemiz. Bizler, bugünün meselelerine değinirken geçmişi ve geleceği harmanlamak istedik. Eğitimin öznesi olan insanı ve insanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerden iradeye dikkat çektik. Yaratılıştan gelen iradeyi eğitim için nasıl olumlu bir şekilde kullanırız, bu fikrin peşine düştük. Gerek konuşmacılar gerekse de katılımcılara böyle bir atmosfer oluşturdukları için teşekkür ediyoruz.”