İrade Kavramı “Eğitimde Bir Adım Ötesi” Zirvesinde Konuşuldu

NUN Okulları, “Eğitimde Bir Adım Ötesi” zirvesinin ikincisini 9 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirdi. “Eğitimde İrade” kavramını merkeze alan zirvede, “Ana Dilin Önemi ve Evrensellikle İlişkisi”, “Bilge Öğretmenlerin İzinde” panelleriyle birlikte 28 ayrı çalıştay eş zamanlı olarak yapıldı. Geçmiş ve geleceğin harmanlandığı zirvede yaratılıştan gelen iradenin eğitim için nasıl olumlu kullanılması gerektiğine dikkat çekildi.

20 farklı ilden 600 kişinin katıldığı “Eğitimde Bir Adım Ötesi” NUN Okulları Beykoz kampüsünde gerçekleşti. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, eğitimde insanı merkeze alan paneller ile devam etti. Selçuk, irade kavramını doğru anlamakla işe başlamak gerektiğini belirterek “çift kanatlı yaklaşım ile sorunların üzerine gitmeliyiz” dedi. “İradenin dışarıdan içeriye alınacak, geliştirilecek değil, içeriden dışarıya aktarılacak bir kavram olduğuna dikkat çeken çekerek öğretmenliği öğrenme yolculuğu olarak tanımladı.

Eğitimde irade kavramını tema olarak belirlendiği zirvede ilk olarak “Eğitimde İrade” konuşuldu. Panel NUN Okulları Kurucu Temsilcisi Fatih Nida Üye’nin moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İlk panelin konuşmacılarından Prof. Dr. Recep Şentürk, “önce insana odaklanmalı ve sonra iradeye parantez açmalıyız. İnsanı tanımlamadan irade kavramının anlaşılması mümkün değil. Sadece iradeye odaklanırsak, tekerlek üzerine odaklanıp arabayı unutmak gibi olur, irade nedir diye sormadan önce insan nedir sorusunun cevabını vermeliyiz.” şeklinde konuştu.

Şentürk’ün ardından “Eğitimde İrade” panelinde söz alan Mehmet Teber, öğrencilere irade eğitimi verilirken dikkat edilmesi gerekenleri psikolojik açıdan tahlil ederek katılımcılarla paylaştı. Teber, “ebeveynlik, çocuğun yeterli düzeyde zorlanmasına müsaade edebilme sanatıdır. Çocuğun elinden zorluğu aldığımızda, iradeyi de almış oluyoruz. Zorlukla barışmak, günümüzde irade arttırmanın en pratik yöntemlerinden biridir” dedi.

Prof. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu ise “Uluslararası Bakalorya Eğitiminde İrade” kavramına büyüteç tuttu. Hacıfazlıoğlu, dünyanın birçok ülkesinde köklü ve çağdaş bir eğitim imkânı sunan Uluslararası Bakalorya sisteminin öğrencilerin iradeli bireyler olması için neler vadettiğinden bahsetti. Uluslararası örneklerden hareketle konuşmasına devam eden Hacıfazlıoğlu, son olarak yurt dışındaki iyi örneklerin Türkiye’deki uygulamalarına değindi.

Prof. Dr. Mücahit Öztürk, modern dönemin en büyük problemlerinden biri olan bağımlılıklarla mücadele ekseninde iradeden bahsetti. “Bağımlılık ile irade arasında kompleks bir yapı var. Modern bilim bağımlılığa kronik bir hastalık olarak bakıyor. Ama bağımlılığa giden yollar nasıl ortadan kaldıracağımızı söylemiyor. Bataklığın etrafında dolaşmayın demiyor.” dedi. Bağımlılığın insanlık tarihi kadar eski olduğuna vurgu yaptı. “Manevi motivasyonu arttırmak bağımlılıktan kurtulmak için çok önemli” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Prof. Dr. İskender Pala’nın “insan ve kültür sanat ilişkisi” üzerine yaptığı konuşma ile devam eden zirvede Pala, bilgi ve kültür kavramları arasındaki farka dikkat çekti. Bilginin asırlar içerisinde aynı kültür de olduğu gibi çoğalarak geldiğini söyleyen Pala, “kültürünüz ne kadar genişlerse hayata bakış acınız da o oranda artış gösterir” dedi. Kültürü bir ideal olarak tanımlayarak, sözlerini “kültür kim gibi olacağız, kime benzeyeceğiz meselesidir.” diyerek tamamladı.

Dr. Zeynep Kevser Danış’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Eğitimde Ana Dilin Önemi ve Evrensellikle İlişkisi” panelinde ilk sözü alan Doç. Dr. Nihan Ketrez, dilin düşünce yapısını nasıl şekillendirdiğini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Deniz Melanlıoğlu ana dilin önemine yoğunlaştığı konuşmasında eğitimcilere “öğrencilerinizin yazmasına izin verin. İmla hatası yapsınlar önemsemeyin. Yeter ki yazma azmini göstersinler. Bizler onların hatalarını düzeltir, doğrusunu öğretiriz” tavsiyesinde bulundu.

Prof. Dr. Kenan Gürsoy, gençlerin şahsiyet sahibi olmasına vurgu yaptığı konuşmasında “eğer bir şahsiyetiniz yoksa belirli bir ortamda diğerleriyle birlikte olma imkânınız yoktur. Çünkü biz kendimizi tanırız, diğerlerini biliriz ve öyle “biz” oluruz.” şeklinde konuştu. Dil olmaksızın düşünce ve iletişimin olmayacağını belirten Gürsoy, “dil içinizdeki anlamın, dolayısıyla sizin, şahsiyetinizin ete kemiğe bürünmüş hâlidir.” dedi.

Tecrübeli öğretmenlerin şahsi tecrübelerini anlattıkları “Bilge Öğretmenlerin İzinde” panelinde Bekir Sıtkı Turhan, Mihraç Kulu ve Ayla Ağabegüm hoş hatıralarını katılımcılar ile paylaştı.

Zirve, Şirin Pancaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşen “Yerelden Evrensele Müzikle Köklerin İzini Sürmek” söyleşi ve müzik dinletisiyle sona erdi.

Son panel öncesi eş zamanlı olarak gerçekleştirilen 28 çalıştaya katılımcılar yoğun katılım gösterdi. Sıfır atık projesinden doğrusal olmayan tabanlı düşünceye, Küçük Prens ile yazarlık atölyesinden robotik kodlamaya kadar ilginç başlıklar etrafında şekillenen çalıştaylar sırasında katılımcılar, tecrübelerini sınıf ortamında deneyimledi.

 

 

TÜM HABERLER