NUN İlkokulunda Bir Gün

Okula Gelirken

NUN Okulları, eğitimin süreklilik arz ettiğine inanır; bu sebeple çocuklar için öğrenme, okula geldiklerinde değil, henüz daha gelmeden başlar. Kullandıkları servislerde, öğretmenlerinin titizlikle seçtikleri parçaları dinlerler. Bu eserlerin seçiminde, öğrencilerin Türk ve Batı müziğinin klasik parçalarına aşina olmaları, her iki müziğin kendine has enstrüman ve tını farklılıklarını ayırt edebilmeleri, kulaklarını kaliteli müziğe alıştırmaları hedeflenir. Kimi zaman şairlerin kendi sesinden şiirler, kimi zaman neşeli çocuk şarkıları, kimi zaman da onları sükûnete sevk edecek ayetler ve Türkçe açıklamalarını dinlerler.

 

Kahvaltı, Öğle Yemeği ve İkindi Atıştırmalıkları

Öğrenci ilk dersin ardından, arkadaşları ve öğretmenleri ile birlikte kahvaltısını yapar. Kahvaltı ve öğle yemeği saatleri de “kesintisiz” öğrenmenin bir parçasıdır. Aynı masayı paylaştığı öğretmenleri ve idari kadro, doğru rol modeldir öğrenci için. Gözlem yapma, ikram etme, âdâb-ı muâşeret kurallarını yerinde uygulama ve açık geri bildirim alma noktasında her bir yemek saati, aynı zamanda birer öğrenme deneyimine dönüşür. Kahvaltı ve öğle yemeklerine ek olarak çocuklara bir de ikindi atıştırmalığı verilir.

 

NUN Okullarında Kantin Yok

Öğrencilerinin sağlıklı beslenmeleri için uygun zemini oluşturma gayretindeki NUN Okullarında kantin yoktur; haftanın yalnızca bir günü, sadece ev yapımı mamullerin satışının yapıldığı bir tezgâh açılır. Öğrenciler, dönem başında okul başkanı ile birlikte belirlenen miktardan daha fazla para taşıyamazlar yanlarında. Herkes eşit ve cüz’î bir miktarda nakdi ile alışveriş yapar.

Tezgâhın açıldığı günler, yine öğrencilerin öğrenme deneyimlerinin önemli bir parçası olarak kurgulanmıştır. Çocuklar bazen zaman tezgâhın arkasına geçip kendileri satış yapar; iletişim becerilerini geliştirir, basit matematik hesaplamalarında pratiklik kazanırlar. Birbirleriyle paylaşmanın, sevdikleri ürünlerden arkadaşlarına ikram etmenin güzelliğini tadarlar.

NUN İlkokulunda yemek duası çok dillidir; kimi zaman Arapça, kimi zaman anadilde ya da İngilizce yapılır. Dua anı sadece kelimelerden ibaret ya da öğrencilerin duyduklarını düşünmeksizin tekrar ettikleri bir an değildir. Her bir besinin faydası üzerine düşündükleri, her bir nimetin sahibini hatırladıkları ve O’nun ne kadar cömert olduğunu idrak ettikleri; “şükür farkındalığı” kazandıkları zamanlardır. 

 

Haydi, Spor Vakti

Kahvaltının hemen sonrası, NUN İlkokulunda sabah sporu vaktidir. Öğrenciler öğretmenleri eşliğinde esneme hareketleri yaparlar. Bu esnada müzik olmazsa olmazdır; neşeli şarkılar eşliğinde, dans edip ritim tutarak vücutlarını ve zihinlerini yoğun güne hazırlarlar. Hava güzelse bahçede, değilse bina içerisindeki özel alanda hareket ederler.

Öğrencilerin dopamin salgılamasına sebep olan bu spor vakitlerinde, kimi zaman öğrencinin kendisi de gönüllü bir şekilde halkanın ortasına geçer ve arkadaşlarına yeni hareketler gösterir. Bu noktada, sporun fiziksel gelişime katkısının yanı sıra şu faydalarının da altını çizmek gerekir; çocuğun sosyal korkularını yenmesini, liderlik, öncülük tarafının geliştirilmesini, grup olarak hareket etme yatkınlığının artmasını ama hepsinden önemlisi; güne eğlenerek, yüksek enerji ve neşe içinde başlamasını sağlar.

 

Okuyarak Dinlenelim

NUN Okullarında her sabah yirmi dakika kitap okumaya ayrılır. Binadaki tüm odaların kapıları açılır; çocukları dinlendiren enstrümantal tınılar ya da terapi etkisi uyandıran doğa sesleri hâkim olur tüm okula. Çocukların kitap okumak için belirli mekânları yoktur; merdivenlerin ilk basamaklarında oturarak ya da sınıftaki kilimlerine uzanarak, her nerede bulunmak istiyorlarsa orada okuyabilirler. Sporla eğlenen, kitapla ve doğa sesiyle sakinliğe erişen öğrenciler, yoğun güne artık hazırlardır.

 

NUN İlkokulunda Dersler Nasıl Geçer?

Yetkilendirilmiş bir IB Dünya Okulu olan NUN İlkokulunda, buna uygun şekilde dersler; öğrencilerin öğrenme deneyimlerini benimseyip bizzat yönettikleri süreçler halinde işlenir:

Öğretmen, sınıfı gruplara ayırır ve her gruba farklı görevin düştüğü bir planlama yapar; kimi grup kütüphaneye gidip araştırma yapacak, kimi grup konuyla ilgili bir farkındalık posteri hazırlayacak, kimi grup da zihnindeki soruları sıralayacaktır. Kendilerine verilen zaman aralığında görevlerini tamamlayan gruplar yeniden bir araya gelerek bulgularını arkadaşlarıyla paylaşırlar. Bu sunumlar esnasında konuyu farklı veçhelerden ele alan öğrencilerin bakışını bütünlemek, meseleyi derin bir tartışma haline getirmek öğretmenin görevidir. Böyle bir sistemde, sadece sunumların yapıldığı ve bilginin paylaşıldığı zaman değil, kütüphanede kitapların karıştırıldığı zaman da öğrenme deneyiminin bir parçası haline gelir. NUN İlkokuluna göre öğrenmek bilgiye erişmek değildir; bilgiye ulaşma süreci, yöntemi de başlı başına birer öğrenme deneyimidir. Ara ara minik ihtiyaç molaları verilmekle birlikte, konuyu derinleştirmek ve öğrenilen bilgileri bir çatı altında birbiriyle ilişkilendirebilmek için blok ders sistemi oldukça etkilidir. Kesintisiz öğrenme tecrübeleri ile öğrencilerin bir günü, beş ayrı blok dersten oluşur.

 

Teneffüste Öğrenme

NUN Okullarının en az ders saatleri kadar önemsediği bir diğer konu ise teneffüs aralarıdır; çünkü öğrenmenin kesintisiz olduğuna dair inancın en çok hissedildiği anlar teneffüslerdir. Öğrencinin nöbetçi öğretmen ile yakınlaşması, aralarında bir ülfet kurulması, merak duygusunun ortaya çıkarılması ve öğrencideki soru sorma çekingenliğinin bırakılması için teneffüsler eşsiz zamanlardır. Bu sebeple NUN öğretmenlerini, teneffüste çocukları gözetirken değil; onlarla birlikte oyun oynarken görürsünüz. Bu yakınlaşma zeminine ek olarak, öğrenciler teneffüslerde geleneksel oyunlarımızı öğrenir, kendi turnuvalarını organize eder, nitelikli vakit geçirir, temiz havada sohbet ederek sosyal ilişkilerini geliştirirler. Teneffüslerde hayata ve öğrenmeye ara vermez; aksine keyifle devam ederler!

 

NUN’da Sanat Var!

NUN Okulları, öğrencilerini yerli ve millî değerlerinin farkında birer dünya vatandaşı olarak yetiştirme gayretinde “kültür ve sanat” çalışmalarını başat kabul eder. Bu sebeple NUN İlkokulunda sanat, okuldan uzak bir yerde değil; daima “görünür” ve hayatın “doğal bir parçası” olarak kurgulanmıştır. Bu alandaki kulüp ve atölye çalışmalarının detaylı içeriklerine buradan ulaşabilirsiniz. Bu çalışmalara ek olarak, haftada bir gün “Burada Sanat Var” etkinliği gerçekleşir. Her hafta farklı öğrenci grupları, müziğe, görsel ve sahne sanatlarına dair bir gösteri paylaşır okul arkadaşlarıyla. Kimi zaman şarkı söylenir, mani okunur, öğrenciler kendi bestelerini paylaşırlar. Sesini güzel bulmayan öğrenci de sahnededir, çekinmez, sıkılmaz; ayaklarıyla ya da alkışla ritim tutarak katılır performansa. Tiyatroda repliğinin sırasını karıştırınca kendine gülmeyi öğrenir, her şartta ve koşulda eğlenmeyi, birlikte üretmenin, sahnelemenin güzelliğini keşfeder NUN öğrencisi.

Uzun uzun provalar, mükemmel titizlikte hazırlanmış kusursuz performanslar yoktur; tüm samimiyetleri, neşeleri, heyecanlarıyla çocukların kendisi vardır bu köşede. Öğrendiklerini tekrar etmek, ezberlediklerini sunmak değil; sahnede öğrenmek ve tüm doğallığıyla sanatın kendisini icra etmek söz konusudur NUN İlkokulunda.

Saklı Şehir’deki “Çeşme Önü Konserleri” ise öğrencilerin müzikle en çok iç içe olduğu zamanların ev sahibidir. Yine haftanın bir günü, müziğin içinden isimler ağırlanır burada. Kimi zaman bir veli ilgilendiği enstrümanı tanıtır, kimi zaman yetkin bir isim alanın tarihini, felsefesini aktarır. Öğrencilerin müziğin derinliklerine daldığı özel vakitlerdir, bu konserler.

 

NUN İlkokulunda Eylem Odaklılık

NUN İlkokulunun öğrencisiyle birlikte geçirdiği bir gün ve her gün, en çok önemsediği konu; çocukta zaten var olan istidadı ortaya çıkarmak ve geliştirmesi için imkân sağlamaktır. 4 ila 10 yaş arasındaki çocuklarda fıtraten var olan aksiyona geçme kabiliyetini, öğrencisini organizasyon gerçekleştirmesi için teşvik ederek geliştirir:

Go oynamayı seven bir öğrenci, bir teneffüste turnuva düzenlemeye karar verebilir; aynı öğrenciyi bir sonraki teneffüste kendi elleriyle turnuva afişi hazırlarken, bir sonraki teneffüste ise bu afişleri arkadaşları yardımıyla duvarlara asarken görebilirsiniz. Son teneffüste beş masa kurulmuş, turnuva çoktan başlamıştır bile. O öğrenci her organizasyonda okulunun ve tüm öğretmenlerinin ona yardımcı olacağını bilir. Üretmekten, sunmaktan, paylaşmaktan çekinmez, bilir ki her “fikri” önemsenecek ve hep birlikte ortaya konmuş çok daha güzel bir “gerçeğe” dönüşecektir.

 

NUN İlkokulunda Dönüşümlü Düşünme Vakti

NUN İlkokulunda gün, öğrencilerin dönüşümlü düşünme vakti ile sona erer. Her günün son on beş dakikasında öğrenciler, dönüşümlü düşünme defterlerine o günü nasıl geçirdiklerine dair notlar yazarlar. Bu gün muhasebesi; çocuğun kendi hisleri üzerine düşünmesi, eylemlerinin sorumluluklarını alması, sosyal ilişkilerinde nasıl bir çizgide hareket ettiğini keşfetmesi açısından önemlidir. Bu düşünme alışkanlığının ikincil faydası ise öğretmenin öğrencisini çok daha yakından tanımasına fırsat vermesidir.

Sözün özü; NUN İlkokulu öğrencisinin bir günü yaşayarak geçer, kendisindeki potansiyele inanarak, okuluna güvenerek, arkadaşları ile birlikte üreterek. Kendisini tanıyarak ve daima sanatla, sporla, bilimle ifade ederek...