Öğrencileri Bilimin Işığında Hayatı Sorgulamaya Yönlendirme1

Bu makale, çocukların deneyimledikleri bilimsel etkinliklerin onları hayata nasıl hazırladığı üzerinedir.

Çocuklar içgüdüleriyle dünyaya gelir. Yaşadıkları bu dünyayı görme, dokunma, işitme, tatma ve koklama duyularıyla anlamaya çalışırlar. Bu duyular onları bir bilim insanı gibi sorgulama yapmaya yönlendirir. Örneğin çözmek için sorun bulurlar, merak ettikleri nesneleri ve hayvanları gözlemlerler, yanıtlarını aradıkları teoriler üretirler ve muhtemel sonuçları tahmin ederler. Bu nedenle, bu küçük bilim insanları sürekli “ne, neden ve nasıl” sorularına yanıt ararlar. Bu soruların yanıtları ise genellikle ilk elden yaşadıkları deneyimler ve materyallerde gizlidir.

Bu küçük bilim insanlarının bilimsel araştırma becerileri bu kadar güçlü ve yoğunsa, erken çocukluk dönemi içerisinde bilim eğitiminin yeri nasıl geliştirilebilir?

Akman, Balat ve Güler’in yaptığı çalışmaya göre (2003) bilim eğitimi şunları içermektedir:

1. Yapılanmış Etkinlikler: Öğretmen plan hazırlar, materyalleri düzenler ve soruları oluşturur (erime noktasını gözlemleme gibi).
2. Planlanmamış Etkinlikler: Öğretmen çocukların gözlem yapması ve yeni şeyler denemesi için fen merkezinde kullanmak üzere açık uçlu materyaller oluşturur (büyüteçle kuş tüyünü incelemek gibi).
3. Kendiliğinden Gelişen Etkinlikler: Öğretmen önceden hazırlık yapmaz, fakat belli bir konu veya olayla ilgili önceden zihninde oluşturduğu sorgulama hatlarına sahiptir (ani mevsim değişikliği gibi).

IB İlk Yıllar Programı (PYP) ulusal müfredatın içerisine sistemli bağlantılar oluşturmamızı sağlar. Bilimsel etkinlikleri temele alan PYP sorgulama ünitelerimiz, aynı zamanda müzik, oyun, hareket, drama ve sanatı da içine alarak bütüncül bir program elde etmemize imkân verir. Sorgulama ünitelerimizde planlama yaparken öğrencilerin ana fikir hakkında hâlihazırda sahip oldukları bilgiyi, ünite boyunca ne bilmek ve ne öğrenmek istediklerini ve neyi merak ettiklerini göz önüne almaktayız. Bu sebeple bir öğretmen dört mevsim üzerine bir ünite planı yaparken ders bir anda öğrencilerin yağan yağmuru hissetmek için dışarı çıktıkları veya güneşli bir günde gölgelerini yakalamaya çalıştıkları anlara dönüşür. Öğrencilerin ilk elden deneyim yaşadıkları bu durumlar ise, onların sahip oldukları merak duygularının doğal bir şekilde peşinden gitmelerine imkân sağlamaktadır.

Yaşadığımız dünyayı tanımanın ve anlamanın en iyi yolu bilimsel etkinlikleri deneyimlemekten geçer. Eğer biz yetişkinler, çocukların kendi başlarına bir şeyler yaptıkları zaman en iyi öğrenmeyi gerçekleştirdiklerine inanıyorsak, onların “sorgulama gözlüğü” takmalarına ve çevrelerini daha yakından incelemelerine fırsat vermeliyiz. Aynı zamanda eğitim sistemimizi öğrenciyi merkeze alarak yapılandırırsak, öğrencileri sonu gelmeyen sorularının yanıtlarını kendi başlarına araştırıp bulmaları konusunda da desteklemiş oluruz.

 

1Bu makale, Uluslararası Bakalorya (IB) Programına dair paylaşımların yapıldığı IBO Blogs’ta İngilizce olarak yayımlanmıştır. Daha sonra Türkçeye çevrilmiş orijinal metne aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: http://blogs.ibo.org/sharingpyp/2017/07/18/leading-students-to-inquire-about-life-through-science/

Kaynakça:
Akman, Berrin, Gülden Balat ve Tülin Güler. Okul Öncesi Dönemde Fen Eğitimi. Ankara: Pegem Akademi, 2011.
Link: http://http://blogs.ibo.org/sharingpyp/2017/07/18/leading-students-to-inquire-about-life-through-science/